Asim

Nisan Sonrası TBMM ve "Terörsüz Türkiye" Kehanetleri

Ankara’nın Bahar Temizliği: Nisan’dan Sonra Meclis’te "Kansız İhtilal"
1. "Görünmez Elin Tasfiyesi": Nisan ayıyla birlikte TBMM’ye gelecek paket, sadece terörü bitirme vaadi değil; Kandil ve sivil siyaset arasındaki o görünmez ama zehirli bağın cerrahi bir operasyonla kesilip atılmasıdır. Devlet, muhatap olarak "dağı" değil, "milletin iradesini" tek otorite kılacak bir anayasal zemin hazırlıyor.

2. "Ekonomik Terörden Arınma": Terörün bitişiyle beraber, savunma sanayii ve güvenlik harcamalarından boşa çıkacak devasa bütçenin doğrudan "sosyal restorasyon" ve "vatandaşın cebi" için kullanılacağı bir Refah Fonu ilanı gelecek.

Nisan Sonrası TBMM ve "Terörsüz Türkiye" Kehanetleri

Dijital İpek Yolu'nun Hürmüz Çıkmazı

Bu makalede yazılan bilgiler veriler öneriler Başyazar Sedat Eriş'in izni olmadan alınamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve kullanılamaz. Aksi bir durumda Ankara mahkemeleri yetkilidir.

İnternet Otobanının Darboğazı :Dünya internet trafiğinin yaklaşık %95-97'si uydular üzerinden değil, deniz altındaki fiber optik kablolarla taşınır. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz (Bab-ül Mendeb), Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan bu kabloların en yoğun geçtiği, dünyanın en kritik geçiş noktalarıdır.
• Sığ Sular Tehlikesi: Hürmüz Boğazı'nın en dar yerinde derinlik sadece 60 metre civarındadır. Bu da kabloları gemi çapalarına, trol avcılığına veya kasıtlı sabotajlara karşı son derece savunmasız bırakıyor.
ABD ve Küresel Devlere Maliyeti
Duyduğun o "milyonlarca dolarlık zarar" verisi aslında çok iyimser. Gerçek rakamlar milyar dolarlara ulaşıyor:
• Tamir Zorluğu: 2024 ve 2025'te Kızıldeniz'de Husilerin saldırıları sonucu hasar gören kabloların tamiri aylar sürdü. Çünkü bölgedeki çatışmalar nedeniyle tamir gemileri (Cable-ships) sigorta şirketlerinden onay alamadı ve bölgeye giremedi.

Dijital İpek Yolu'nun Hürmüz Çıkmazı

Anadolu'nun Yalınayak Devleri : Bir Gelecek Muhtırası

I. Bölüm: Toprağın Altındaki Cevher ve Dijital Prangalar
Bu topraklar, bin yıldır her sabah güneşle beraber umudu doğurur. Ama bugün, İstanbul’un gri betonları arasında kaybolan bir gencin bakışında, ya da Güneydoğu’nun tozlu yollarında okuluna giden o küçücük ayakların sesinde başka bir fırtına kopuyor.
Bizim çocuklarımız sadece birer "numara" değil. Onlar, siber dünyanın soğuk duvarlarına çarpan sıcak birer nefes. Bir yanda ellerinde son model telefonlarla dünyaya açılmaya çalışan, ama öte yanda dedesinin toprağındaki bereketi özleyen bir nesil var.
Dijital güç merkezleri onları birer "tüketici" olarak kodlarken, biz onları bu vatanın "yeniden inşa edicileri" olarak görüyoruz.
II. Bölüm: Gözyaşının Analizi ve Sessiz Çığlık

Anadolu'nun Yalınayak Devleri : Bir Gelecek Muhtırası

Kıyametin Provası : Ortadoğu'da Kanlı Satranç ve Enerjinin Son Şafağı

I. BÖLÜM: Tarihin Tekerleği Kanla Yağlanırken
İnsanlık, zamanın kum saatinde biriken gerilimin, bir "büyük patlama" ile boşalacağı o kritik eşiğe geldi.
ABD, İran ve İsrail arasındaki o uğursuz üçgen, sadece bir sınır çatışmasının değil, modern medeniyetin üzerine kurulu olduğu tüm kolonların sarsılacağı bir "jeopolitik depremin" merkez üssüdür.
Bu sadece bir savaş değildir; bu, Westphalia düzeninin küllerinden doğmaya çalışan yeni bir kaosun, kadim Mezopotamya topraklarında verdiği kanlı bir selamdır.
Barut kokusu, petrolün genzi yakan rayihasıyla birleştiğinde, dünya artık dün bildiği dünya olmayacaktır.
II. BÖLÜM: Hürmüz’ün Kilidi ve Küresel Nabzın Durması

Kıyametin Provası : Ortadoğu'da Kanlı Satranç ve Enerjinin Son Şafağı

Aşılar ve İnsan Sağlığı

GERÇEKLER, RİSKLER VE BİLİMSEL BİLGİLERLE ŞEFFAF BİR BAKIŞ
Aşılar, modern tıbbın en önemli buluşlarından biri olarak kabul edilir. Özellikle son iki yüzyılda milyonlarca insanın hayatını kurtarmış ve birçok ölümcül hastalığın kontrol altına alınmasını sağlamıştır. Bununla birlikte toplumda zaman zaman aşıların insan sağlığına zarar verip vermediği konusunda endişeler ortaya çıkmaktadır. Sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için hem faydaları hem de olası riskleri bilimsel veriler ışığında açık ve dengeli bir şekilde ele almak gerekir.
Aşı Nedir ve Nasıl Çalışır?

Aşılar ve İnsan Sağlığı

Başkentte Zirveye Oynayan Liderin El Kitabı: Ankara’yı Fethetmenin Stratejileri ve Projeler

Başkentte Zirveye Oynayan Liderin El Kitabı: Ankara’yı Fethetmenin Stratejileri ve Projeleri başlıklı araştırma dosyamızdaki; Bilgiler, Sloganlar ve Projeler, Başkent Bülten Gazetesinin İzni Olmadan Alınamaz, çoğaltılamaz, kullanılamaz. Aksi Takdirde Ankara Hukuk Mahkemelerine Başvurulacaktır. Bu ibare, raporun bütünlüğünü koruyacak şekilde başta belirtilmiş ve her türlü izinsiz kullanım ve çoğaltmaya karşı yasal haklarımızı savunmak adına yerleştirilmiştir.

Başkentte Zirveye Oynayan Liderin El Kitabı: Ankara’yı Fethetmenin Stratejileri ve Projeleri
Önsöz: Takdirle Sunulan Bir Başkent Manifestosu

Başkentte Zirveye Oynayan Liderin El Kitabı: Ankara’yı Fethetmenin Stratejileri ve Projeler

ABD-İran Savaşının Türkiye'ye Etkileri - Jeopolitik Fırtınanın Tam Ortasında Bir Ülke

SUNUM
Orta Doğu’da olası bir Amerika Birleşik Devletleri – İran savaşı, bölge ülkeleri için yalnızca diplomatik bir kriz değil; ekonomik, güvenlik ve toplumsal sonuçlar doğurabilecek çok katmanlı bir kırılma anlamına geliyor. Bu kırılmanın merkezindeki ülkelerden biri ise hiç şüphesiz Türkiye.
Türkiye; NATO üyesi kimliği, İran’la komşuluğu, enerji bağımlılığı ve Suriye-Irak hattındaki askeri varlığı nedeniyle bu gerilimden doğrudan etkilenme potansiyeline sahiptir.
Başkent Bülten olarak bu analizde şu sorulara yanıt arıyoruz:
• Savaş Türkiye ekonomisini nasıl etkiler?

ABD-İran Savaşının Türkiye'ye Etkileri - Jeopolitik Fırtınanın Tam Ortasında Bir Ülke

Analiz : Nasıl Bir Ortadoğu?

ÖNSÖZ
2026 yılı Şubat ayında Ortadoğu’nun tarihsel dengeleri sarsıldı. XX yüzyılın en önemli jeopolitik konumunda yer alan İran, Batı ile girdiği keskin gerilim sonucunda doğrudan ABD ve İsrail saldırılarına maruz kaldı. Bu tarihi kırılma sadece bölgesel bir savaş değil; dünya siyasetinin, enerjinin, ekonominin ve halkların kaderinin hatlarının yeniden çizildiği bir dönüm noktasıdır. Bu makale, savaşın İran’daki somut etkilerini, olası senaryoları, toplumsal dönüşümü ve bölgesel dengelere yansımalarını herkesin anlayacağı çarpıcı bir dille anlatmayı hedefliyor.
BAŞKENT SUNUMU: Tahran’ın Gölgesinde Yeni Bir Dünya Doğuyor
İran’da savaş atmosferi yalnızca silahlı çatışma anlamına gelmiyor; bu, bir milletin kaderinin yeniden yazılması, devletin kurumlarının sınandığı bir kırılma noktasıdır. Savaşın ilk anından itibaren:

Analiz : Nasıl Bir Ortadoğu?

Sandıkla Gelen Güç, Anayasayla Kalıcı mı?

Türkiye’de Anayasa Değişikliği: Yeni Bir Toplumsal Sözleşme Arayışı
Türkiye’de yine “anayasa değişikliği” konuşuluyor.
Ama artık kimse kelimelerin arkasına saklanmasın.
Bu tartışma hukuk metni tartışması değil.
Bu tartışma, gücün kimde toplanacağına dair bir mücadele.
Yeni anayasa gerçekten özgürlükleri mi büyütecek,
yoksa yürütmenin alanını mı genişletecek?
Çünkü tarih gösterdi ki Türkiye’de anayasa değişiklikleri çoğu zaman krizlerin ardından geldi ve her seferinde güç dengesi yeniden kuruldu.

Sandıkla Gelen Güç, Anayasayla Kalıcı mı?

Küresel “Bağlı Bağımlılık Silahı” (Weaponized Interdependence) – Yeni Nesil Diplomasi Aracı

Aşağıda, dış politika alanında çoğu kişinin fark etmediği, şaşırtıcı ve “dışişleri bürokrasisinin mutlaka dikkatini çekmesi gereken” üç ayrı konu hakkında Başkent Gazetesi formatında uzun ve kapsamlı makaleler hazırladım. Bu konular, manşetlerden ziyade dış politikanın derin yapısında saklı kalan, ancak geleceğin dünya dengelerini belirleyecek kritik stratejik alanlardır.
Başkent Gazetesi olarak, dünya dış politikasında yalnızca devletler arası güç mücadelesini değil, güç ilişkilerinin nasıl gizli ağlar ve bağlantılar üzerinden kurulduğunu de analiz ediyoruz. Bugün uluslararası politikanın en sinsi ve az bilinen boyutlarından biri, ekonomik ve veri ağlarında ortaya çıkan “bağlı bağımlılık silahı” kavramıdır.
Bu mesele, ülkelerin birbirlerine doğrudan askeri tehditlerle değil, ekonomik bağlantılar ve küresel ağlar üzerinden baskı uygulamalarıyla diplomatik üstünlük sağladığı yeni bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bu kavram, uluslararası ilişkilerin klasik güç dengesi analizini altüst edecek niteliktedir.
Başkent Gazetesi olarak, küresel altyapı projelerini yalnızca fiziksel bağlantılar üzerinden okumak yetersizdir. Çünkü bugün devletler arası etki yalnızca limanlar ve yollarla değil, dijital ağlar, internet altyapısı ve teknoloji standartları üzerinden de kuruluyor.

Küresel “Bağlı Bağımlılık Silahı” (Weaponized Interdependence) – Yeni Nesil Diplomasi Aracı

Soğuk Savaş mı? Küresel Rekabetin Sessiz Birikimi ve Türkiye’nin Stratejik Rolü

Başkent Gazetesi’nin Sunumu
Başkent Gazetesi olarak, dış politika haberlerini sadece çatışmalar, ziyaretler veya resmi bildiriler üzerinden okumak yetmez. Çünkü birçok asıl mesele gündemin altında yatan, çoğu kişinin fark etmediği ama geleceğin küresel dengelerini kırılma noktasına getirecek stratejik süreçlerde gizlidir.
Bugün dünya siyasetinde herkesin dikkatinden kaçan, hatta birçok devletin bile tam anlamıyla fark edemediği bir gerçek var:
Yeni bir Soğuk Savaş’ın eşiğinde olduğumuz ve bu yeni dönemin hem ekonomik hem diplomatik hem de güvenlik normlarını kökten değiştirecek olması.
Bu makale, okuyucuyu hem şaşırtacak hem derin bir stratejik farkındalık sunacak; dışişleri bürokrasisinin ve karar alıcı kurumların dikkatini çekecek şekilde hazırlanmıştır. Çünkü artık küresel siyaset sadece askeri ve ekonomik güç dengesiyle değil, geleceğin şekilleneceği yeni paradigmalar üzerinden okunmalıdır.
Keyifle okuyacağınız umuduyla
Sedat Eriş
Genel Yayın Yönetmeni- ASİM -Başkanı

Soğuk Savaş mı? Küresel Rekabetin Sessiz Birikimi ve Türkiye’nin Stratejik Rolü

Soğuk Savaş mı? Küresel Rekabetin Sessiz Birikimi ve Türkiye’nin Stratejik Rolü

Arktik: Küresel Jeopolitiğin En Tehlikeli Çatışma Alanı

Başkent Gazetesi’nin Sunumu
Başkent Gazetesi olarak, dünya dış politikasını yalnızca klasik çatışma sahaları üzerinden okumak artık yeterli değildir. Çünkü çoğu analist Arktik’i hâlâ yalnızca çevresel bir mesele olarak görüyor. Oysa bu bölge, önümüzdeki on yılda dünyanın en stratejik ve potansiyel çatışma alanı hâline geliyor.
Arktik, iklim değişikliği nedeniyle eriyen buzu ve açılan deniz rotalarıyla yeni bir kaynak ve hakimiyet mücadelesi sahasına dönüşüyor. Bu, sadece askeri değil ekonomik ve teknolojik bir güç yarışıdır — kömür, petrol, doğalgaz rezervleri ve nadir mineraller gibi stratejik kaynakların kontrolü üzerine kurulu yeni bir küresel gerilim hattıdır.
Bu bağlamda Başkent Bülten ile ASİM-Ankara Strateji-İletişim Merkezi işbirliğiyle hazırlanmış 5 dış politika analizi aşağıdadır.
Keyifle okuyacağınız umuduyla
Sedat Eriş
Genel Yayın Yönetmeni- ASİM -Başkanı

Arktik: Küresel Jeopolitiğin En Tehlikeli Çatışma Alanı

Arktik: Küresel Jeopolitiğin En Tehlikeli Çatışma Alanı
Please fill the required field.
Image