Bu raporda yer alan bilgiler ve veriler, SESA Düşünce Oluşumu’nun izni olmadan basılamaz, alıntı yapılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.
SUNUŞ
ASİM – Ankara Strateji-İletişim Merkezi, internet medyası üzerinden yapılanmış bir düşünce ve analiz oluşumudur. Ülke meselelerine duyarlılık gösteren ASİM; Ankara merkezli yerel gazetesi aracılığıyla fikir, düşünce, analiz ve araştırma çalışmalarını kamuoyuyla paylaşmaktadır.
Toplumsal sorunlara ilişkin araştırmalar yürüten ASİM, elde ettiği tüm bilgi, veri ve bulguları Ankara Haber Gazetesi üzerinden kamuoyu ile buluşturmakta; aynı zamanda bu verileri devletin ilgili ve ciddi kurumlarına sunmaktadır.
Bu bağlamda ASİM, ülke genelindeki yerel medya unsurlarıyla birlikte yürüttüğü araştırmalar sonucunda, 2028 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Seçimleri öncesinde “40 Başlıkta Toplumsal Psikolojiye Bakış” başlıklı çalışmasını gerçekleştirmiştir.
Bu çalışmada, uygulama yöntemi sonucunda elde edilen veriler toplanmış, çözümlenmiş ve yorumlanarak detaylandırılmıştır. Toplanan veriler ışığında ulaşılan bulgular, kamuoyunun ve karar alıcıların dikkatine sunulmaktadır.
ASİM – Ankara Strateji-İletişim Merkezi
VERİLER – BULGULAR – IŞIĞINDA SONUÇ RAPORU
1. Anadolu illerinde yapılan gözlem ve araştırmalarda, 2023 seçimlerinde AK Parti’ye oy vermiş seçmenlerin bir bölümünün (%30) “aldatılmışlık duygusu” yaşadığı tespit edilmiştir.
2. Seçmenlerin önemli bir kesiminin (%28) zihninde, 2028 seçimlerine yönelik olarak “Kimler gelecek, kimler gidecek ve yeni gelenler beklentilerimize cevap verecek mi?” soruları bulunmaktadır. İktidar ve muhalefet partileri bu sorulara doyurucu cevaplar üretmekte geciktikçe, “kararsız seçmen” olarak tanımlanan kitlenin oranı (%37) giderek artmaktadır.
3. Seçmen, siyasi partiler içindeki farklı kampların birbirleriyle çatışmasından ve aynı görüşe sahip kişilerin sosyal medya üzerinden karşılıklı bilgi, belge ve haber uydurmasından ciddi rahatsızlık duymaktadır.
4. Siyasi parti örgütlerinin, politik rakiplerinin kendilerinden daha kötü olduğunu anlatmaya öncelik vermesi seçmen tarafından şaşkınlık ve hayretle izlenmektedir.
5. 2028 seçimlerinde oy kullanacak seçmenlerin “son dakika sendromu” yaşayabileceği; sandık başında temsilde adalet yerine yönetimde istikrar tercihini öne çıkarabileceği gözlemlenmektedir.
6. Anadolu illerinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve AK Parti’ye hem oy hem gönül vermiş ancak son bir yılda kırgınlık yaşayan kesimde, parti üst yönetiminin seçmene yabancılaştığı algısı güçlenmiştir.
7. Seçmenin zihninde, 2028 seçimlerinde bazı partilerin kendi aralarında alt ittifaklar kurarak daha güçlü bloklar oluşturabileceği düşüncesi yer etmektedir.
8. Küçük partilerin bölgesel ölçekte büyük partilerle ittifak kurması hâlinde Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalacağı inancı seçmen belleğinde güçlenmektedir.
9. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişten sonra seçmen, milletvekilliğinin etkisinin azaldığını düşünmekte ve bu nedenle Cumhurbaşkanlığı seçimine daha fazla önem vermektedir.
10. Seçmenin şikâyet ettiği ve önem verdiği konular, içerik açısından önemli ölçüde değişmiştir.
11. Büyük şehirlerin popülist, duygusal ve ideolojik söylemlerle yönetilmesinin artık mümkün olmadığı görüşü yaygınlaşmıştır.
12. Türkiye’de siyasi partilerin yükseliş ve düşüşlerinin büyük ölçüde lider ve lider karizmasına bağlı olduğu düşünülmektedir.
13. Ekonomik sorunlar, yüksek enflasyon, işsizlik ve geleceğe dair umutsuzluk duyguları toplumun büyük bölümünün (%67) zihin ve gönül dünyasını olumsuz etkilemektedir. Moral ve motivasyon artırıcı çalışmalar yapılmadıkça bu olumsuzluk derinleşmektedir.
14. Seçim sürecine gidilirken siyaset kurumuna ve politikacılara yönelik olumsuz bakış açısı yaygınlaşmakta, bu durum seçmen davranışlarını ciddi biçimde etkilemektedir.
15. Son siyasi gelişmeler ışığında seçmenin siyaset kurumuna bakışı üç temel kavramda toplanmaktadır:
Kırgınlık, kızgınlık ve küskünlük.
16. Seçmen, olumsuz söylemlerin meşrulaşması hâlinde ötekileştirme ve ayrıştırmanın normalleşeceği bir siyasal iklimden endişe duymaktadır.
17. Seçmenlerin %71’i ulusal medyada da siyasetteki gibi bir saflaşma yaşandığını düşünmektedir.
18. Seçmen, siyasi parti ve liderlerden toplumsal hassasiyet, hoşgörü ve duygudaşlık kültürünü artırmalarını beklemektedir.
19. Toplumun büyük çoğunluğu erken seçimi gereksiz ve zamansız bulmaktadır.
20. Siyasi partilerdeki bölünme süreçleri, kemikleşmiş seçmen üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır.
21. Ilımlı seçmen, parti içi kopuşlar ve yeni partiler hakkında; ilkesellik, vizyon, kadro gücü ve güven sorularına cevap aramaktadır.
22. Seçmenlerin %51’i AK Parti’nin en güçlü dayanağı olan güven unsurunun ciddi şekilde zedelendiğine inanmaktadır.
23. Türkiye’de seçmen, güvendiği parti veya liderden kolay kolay vazgeçmez; ancak tutarsızlık ve başarısızlık güven eşiğini aşarsa kopuş yaşanır.
24. Seçmen mevcut politik ortamı “çelişkili ve istikrarsız” olarak tanımlamaktadır.
25. Seçmen; rüşvet, rant, kaos ve istikrarsızlıktan uzak bir siyaset talep etmektedir.
26. Seçmenlerin %45’i siyasi partilerin fikir üretemediğine inanmaktadır.
27. Aydınlar, akademisyenler ve medyanın politik kaostan çıkış için yeterli çaba göstermediği düşünülmektedir.
28. Seçmen, siyasi partilerin zamanla etik erozyona uğradığı ve yozlaştığı kanaatini uzun süredir taşımaktadır.
29. ASİM analizleri, siyasi partilerin toplumun nabzını yakalayacak doğru iletişim kurgusunu kuramadığını göstermektedir.
30. Muhalefetin bütüncül ve uzun vadeli bir stratejiye sahip olmadığı algısı güçlenmektedir.
31–39. Yapılan saha analizleri; algıların, ilişkilerin, siyasi atmosferin değiştiğini; genç seçmenin umutsuzluk yaşadığını; politik alanın gerçeklikten koptuğunu ve algı yönetimine duyulan güvensizliğin arttığını ortaya koymaktadır.
40. Seçmenlerin %93’ü, bu coğrafyada var olabilmenin yolunun iç barışın ve toplumsal huzurun korunmasından geçtiğine inanmaktadır.
