Devlet Aklı ile İmralı Vizesi Arasında: Haziran-Temmuz Kıskacında "Terörsüz Türkiye" Yasası
Pervin Buldan’ın Van’daki bayramlaşma programında yaptığı son açıklamalar, Ankara kulislerinde zaten dip dalga olarak konuşulan senaryonun en somut, en cüretkâr şekilde açık edilmesi anlamına geliyor.
Siyasi analist gözüyle baktığımızda, bu açıklamalar sadece bir temenni değil, arkasında ciddi bir müzakere trafiğinin olduğunu gösteren net doneler içeriyor.
Soruna doğrudan cevap vererek ve Buldan’ın satır aralarını okuyarak resmi netleştirelim:
1. Pervin Buldan Ne Dedi? (Söylemlerin Analizi)
Buldan’ın açıklamalarında öne çıkan 3 kritik nokta var ve bunlar yasa yapım tekniği açısından çok şey söylüyor:
• "İmralı'da 3 Saatlik Görüşme Yaptık": Buldan, 24 Mayıs'ta İmralı’ya gittiklerini ve Abdullah Öcalan ile 3 saatlik kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini bizzat açıkladı. Bu, devletin İmralı ile diyalog kanallarını açık tuttuğunun ve sürecin doğrudan Öcalan üzerinden şekillendirilmeye çalışıldığının en net ilanı.
• "7-8 Maddelik Kök Yasa Formülü": Buldan, yasanın torba yasaya sıkıştırılmış geçici maddeler değil, bir "kök yasa/çerçeve yasa" olması gerektiğini ve Öcalan'ın da bu çizgide durduğunu belirtiyor. "Bir sefere mahsus" çıkacak bu yasayla, örgüt mensuplarının belirli bir zaman diliminde Türkiye’ye dönebilmesi veya başka ülkelere geçebilmesi hedefleniyor.
• "Zamana Yayılırsa Riskleri Büyük": Meclis kapanmadan, yani önümüzdeki 1.5 aylık Haziran-Temmuz döneminde bu işin bitirilmesi için bastırıyorlar. Ortadoğu’daki konjonktürün (Suriye ve Irak hattı) her an değişebileceğini bilerek, yasal zemini aceleyle kurmak istiyorlar.
2. Bu Taslak Apo’ya Gidecek mi?
Evet, plan aynen bu. Pervin Buldan bunu gizleme gereği bile duymadı ve aynen şu ifadeyi kullandı:
"Bu taslağın ve yasanın çıkması için bir an önce temaslarımızı bitirip tekrardan hızlı bir şekilde Sayın Öcalan'a gidip bu taslağı kendisine sunmayı planlıyoruz."
Buradaki mekanizma tam olarak şöyle işliyor:
1. DEM Parti, bayram sonrası Meclis Adalet Komisyonu ve diğer aktörlerle temasları yürütecek.
2. Ortaya çıkan yasa taslak metni, İmralı’da mutabakat sağlanması için yeniden Abdullah Öcalan’a götürülecek ve onun onayına/görüşüne sunulacak.
3. Öcalan’ın "tamam" dediği ve üzerinde uzlaşılan metin, Meclis Genel Kurulu’na getirilerek yasalaştırılmaya çalışılacak.
3. Devlet Aklı ve Kulislerin "Af" Hassasiyeti
Burada en büyük kırılma noktası şu: Pervin Buldan yasanın örgüt mensuplarının dönüşünü kolaylaştıracak bir çerçevede olacağını söylerken; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Cumhur İttifakı kanadı, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda bu düzenlemenin kesinlikle bir "Genel Af" veya "İnfaz Affı" olarak algılanmaması gerektiğinin altını kalın çizgilerle çiziyor.
Devlet aklı, toplumsal vicdanı ayağa kaldırmayacak, "belirlilik ilkesine" dayanan hukuki bir esneme (TCK 221 revizyonu gibi) peşindeyken; DEM Parti ve İmralı kanadı, bunu daha geniş bir siyasi ve hukuki temizlik (cezaevlerinin boşaltılması ve reform paketleri) için bir kaldıraç olarak kullanmak istiyor.
Özetle; taslak kesinlikle İmralı vizesinden geçirilmek isteniyor. Pervin Buldan’ın çıkışı, Haziran ve Temmuz aylarının Ankara'da çok sıcak, çok tartışmalı ve kelime kelime hesaplanan bir yasa pazarlığına sahne olacağını kesinleştirmiş oldu.
DEVAM EDECEK
