Başkent denilince akla genellikle resmi kurumlar, kalabalık caddeler ve beton binalar gelir. Ancak Ankara’nın kalbinde, insanı şehrin karmaşasından uzaklaştıran bir doğa alanı vardır: Eymir Gölü.
Burası yalnızca bir göl değil; başkentin nefes alanıdır. Sabahın erken saatlerinde hafif sisle kaplanmış göl, rüzgârın su yüzeyinde yarattığı dalgalarla sessiz bir müzik sunar. İnsan burada yürüyüş yaparken, koşarken veya bisiklet sürerken, şehrin gürültüsünden uzak bir ritim yakalar.
Eymir Gölü’nün kıyısında geçirilen saatler, hem bedeni hem ruhu besler. Ağaçların gölgesinde yapılan yürüyüşler, bisiklet yollarında geçirilen anlar, fotoğraf meraklılarının yakaladığı ışık oyunları… Hepsi, Ankara’yı farklı bir açıdan görme fırsatı sunar.


