Uzun yıllar trafik polisi olarak görev yapmış ve konusunda uzmanlaşmış bir arkadaşıma soruyorum,
Kurban ve Ramazan Bayramlarında yaşanan elim trafik kazalarının temel nedenleri nedir?
Soruma cevap birkaç soruyla geliyor;
Sen günde kaç yeni araç trafiğine çıkıyor biliyor mu sun?
Her ay sürücü okullarından ehliyet alıp daha acemilik sürecini geçmeden kaç insanın direksiyon başına geçtiğinden haberdar mısın?
Bu sorulara cevabım olmadığı için sadece susuyorum,
Arkadaşım söze kaldığı yerden devam ediyor;
Günde binlerce yeni araç trafiğe çıkıyor. Bu araçların çoğu özel kullanım amaçlıdır. Yani biraz para biriktiren bankalara koşup krediyle araba alıyor. Yeni araba alanların çoğu deneyimli sürücü değil. Büyük bir hevesle araba alan insanlarımız bu yetmezmiş gibi uzun yolculuklara çıkıyor.
Her ay ülkemizde çok sayıda kurulmuş sürücü okullarından insanlar bir aylık bir eğitimden sonra ehliyet alıyor. Özellikle son yıllarda taşradaki birçok sürücü okul kişi gelmeden ehliyet verdiği için kapatıldı.
Olayın bir boyutu budur. Peki, başka nedenler yok mu dur bu ağır tabloda? Diye sorumu genişletiyorum.
Deneyimli uzman arkadaşım devam ediyor;
Dini bayramları insanlar dinlenme ve eğlenme olarak algılıyor.
Durum bu şekilde olunca bir anda on binlerce aracın yollara dökülüyor.
İnsanlarımız Öncelikle tatil bilincine sahip olmalıdır.
Sağlıklı bir hayat için, öncelikle insanların korunması lazım.
Sürücü ve yolcu olan Bireylerin tek tek bu konuda yeterli bilinci olmasa da, toplumsal boyutta doğru tercihler için yönlendirmeler yapmıyoruz.
Ama asıl üzerinde durulması gereken husus, insanların tatil yapabilmesi için öncelikle hayatta kalmalarıdır.
Yaşayan insanlar ancak Bayram tatili yapabilir. Dolayısıyla insanları yaşatmak lazımdır.
Bizler trafik emniyetini sağlayan kişiler olarak Onca tedbirlere, kontrollere, kesilen cezalara, onca ikazlara ve tavsiyelere rağmen yolların kan gölüne dönmesi, dehşet verici manzaraların oluşmasını engellenemiyoruz.
Ailecek sönen ocaklar, yetim ve öksüz kalan çocuklar vs. vs. Ne acı tablolara tanık olduğumu bilsen. Gördüğüm bu acı olaylardan sonra geceleri uyuyamadım
Bu faciaları önlemenin, azaltmanın yolu yok mu? Diye arkadaşımın üstüne gidiyorum.
Sürücü hataları, yetersiz ve hatalı yollar, yanlış işaretlemeler, eksik kontroller, işlenen trafik suçlarına uygulanan yetersiz cezalar cevabını art arda sıralıyor Mesela alkollü araç kullanmalar, ehliyetsiz olarak trafiğe çıkmalar karşısında uygulanan müeyyideler yeterli midir, gerçekten etkili midir? Ne yazık ki cevabım hayırdır.
Trafik kaza olmaktan çıkmış artık tam bir terör belası şekline dönmüş. Özellikle bazı maganda tabir edilen Trafik yol canavarları var ya. Ağır ceza yaptırımlarıyla karşılaşmadıkları için binlerce insanı hayatını tehlikeye sokuyor.
Önümüzdeki Kurban ve Ramazan bayramında İnşallah hiç trafik kazası olmaz, can kaybı haberlerini dinlemeyiz diye bir dilek tutuyorum fakat geçmişe ve bugüne baktığımızda yaşanan acı tecrübeler karşısında iyimser olmak mümkün olmuyor.
Bana bir şey olmaz sorumsuzluğuyla hareket edip başkalarının hayatını da tehlikeye atan magandaların veya kendi çoluk çocuğunun can güvenliğini bile bile tehlikeye atan ahmakların saçma sapan hareketlerine mutlaka bir set çekilmelidir.
Bu tedbirlerin nasıl hayata geçirilebileceği, yetkililerimizin ve uzmanların bileceği bir iştir Ama muhakkak bu hususta bir şeyler yapılmalıdır.
Yoksa bayramlar ve tatiller her seferinde birilerine zehir olmaya devam edecektir.
Ne güzel söyler, Şair
Geçmişten alınsaydı dersler
Hiç tekerrür eder miydi Tarih
