Hani bazı insanlar vardır, sadece işini yapmaz; dokunduğu hayata ömür katar, nefes olur.
Kardiyoloji Dünyası’nın kutup yıldızı, Bilkent Şehir Hasta hanesi Kalp Damar Bölüm Başkanı Profesör Dr. Tahir Durmaz tam olarak böyle bir değerdir
Dostum, Hemşerim Salim Seven vasıtasıyla tanıdığım bu güzel insanla ilgili birkaç sözümü aşağıda söyledim:
.
KALBE DOKUNAN BİR ÖMÜR:
PROF. DR. TAHİR DURMAZ
BİR HEKİMİN ÖTESİNDE; UMUDUN, İNANCIN VE ATAN KALPLERİN MİMARI
İnsan kalbi, yalnızca göğüs kafesinin solunda atan ritmik bir et parçası değildir.
O; sevdalarımızın, korkularımızın, heyecanlarımızın ve hayata tutunma arzumuzun merkezidir.
Ve bu dünyada öyle insanlar vardır ki, o merkezin dilini çözmüş, her bir kalp atışını bir yaşam senfonisine dönüştürmüştür.
İşte o senfoninin en muazzam şefi; bilgisiyle karanlıkları aydınlatan, cerrahi dehası ve insani duruşuyla isimleri aşan bir isim: Prof. Dr. Tahir Durmaz.
Gecenin en koyu anında, bir hastanın umutsuz gözlerinde atan o yorgun ritmi yakalamak ve ona yeniden "yaşa" diyebilmek...
Bu, yalnızca yıllarca okunan kalın tıp kitaplarının verebileceği bir yetenek değildir.
Bu bir adanmışlık, bir vizyon ve her şeyden önemlisi muazzam bir yürek işidir.
Prof. Dr. Tahir Durmaz, kardiyoloji dünyasında sadece bir hekim değil; tıbbın soğuk labirentlerini şefkatiyle ısıtan bir yol göstericidir.
Tahir Hoca’nın odasından içeri giren her hasta bilir ki; orada sadece bir profesörün bilgisini değil, bir dostun samimiyetini bulacaktır.
Tıkalı damarları açarken gösterdiği o milimetrik, kusursuz deha; hastasının elini tutarken gösterdiği o babacan güvenle birleşir. Onun için her vaka bir insan hikâyesidir, her ritim bozukluğu çözülmesi gereken kutsal bir bulmacadır.
"İyi bir hekim sadece kalbi iyileştirmez; o kalbin içindeki yaşama sevincini de yeniden canlandırır." İşte bu felsefe, Tahir Durmaz'ın attığı her adımın, dokunduğu her hayatın özetidir.
Türkiye’de ve dünyada kardiyoloji alanında bıraktığı izler, yetiştirdiği binlerce öğrenci ve literatüre kazandırdığı değerler zaten onun adını altın harflerle tarihe kazımıştır.
Ancak onun en büyük eseri; ameliyathaneden çıkıp hasta yakınlarına o gözlerindeki güven veren ışıkla, "Her şey yolunda, korkmayın" dediği o paha biçilemez andır.
Zaman akıp gider, unvanlar değişir, başarılar yenilenir...
Ama bir insanın arkasında bıraktığı en büyük miras, minnetle çarpan kalplerdir.
Kardiyoloji, saniyelerin kaderi tayin ettiği keskin bir sınır çizgisidir.
O çizgide yürümek; sadece çelik gibi sinirler değil, adeta bir sanatçı hassasiyeti gerektirir.
Prof. Dr. Tahir Durmaz, laboratuvarda ya da ameliyathanede o çizgiyi her geçtiğinde, bilimi yüksek bir sanata dönüştürür.
Onun parmakları, zamanın durduğu o kritik anlarda sadece tıbbi bir müdahale yapmaz; adeta hayata karşı direnen bir ruhun elinden tutar ve onu yeniden bu dünyaya çeker.
Bu yüzden onun adı, tıp koridorlarında sadece teknik bir başarıyı değil; sarsılmaz bir güveni temsil eder.
En karmaşık vakalarda, umutların tükenme noktasına geldiği o en dar vakitlerde bile onun varlığı, tüm ekibe ve hastaya şu sessiz ama devasa mesajı verir: "Eğer Tahir Hoca buradaysa, hayat hâlâ galip gelebilir."
Başarılar genellikle istatistiklerle, yazılan makalelerle ya da kazanılan unvanlarla ölçülür.
Elbette Prof. Dr. Tahir Durmaz’ın akademik kariyeri ve tıp dünyasına vurduğu mühür, bu dağın sadece görünen görkemli zirvesidir. Ancak onun asıl büyüklüğü, hiçbir grafiğe sığmayan o eşsiz insani kumaşında gizlidir.
Onun gözünde hiçbir hasta sadece bir "protokol numarası" olmamıştır.
O, her insanın acısını kendi yüreğinde hisseden, her iyileşen hastasıyla yeniden doğan bir hekimlik ahlakının yeryüzündeki son kalelerindendir.
Bilgisi büyüdükçe tevazuu derinleşen, şöhreti arttıkça merhameti katlanan bir derviş sabrıdır onunki.
Bazı insanlar dünyaya sadece yaşamak için gelmez; başkalarını yaşatmak ve dünyaya yön vermek için gelirler.
Prof. Dr. Tahir Durmaz, bu toprakların yetiştirdiği en parlak zekâlardan biri olmanın ötesinde, bu mesleği seçecek olan gelecek nesillere bırakılmış en canlı, en somut ilham kaynağıdır.
Onun açtığı yoldan yürüyecek genç hekimler, sadece stetoskop tutmayı değil; insana değer vermeyi, adanmışlığı ve dik duruşu ondan öğrenecekler.
Karanlığı dağıtan dehasıyla, insana huzur veren o vakur duruşuyla ve her şeyden önce o kocaman, şefkatli yüreğiyle Prof. Dr. Tahir Durmaz… Siz bu ülkenin, bu tıp camiasının ve yolları sizinle kesişen her şanslı ruhun en büyük kazancısınız.
İnsanlık, sizin gibi bir dehayı bağrından çıkardığı için gururlu; kalpler, sizin güvenli ellerinizde attığı için huzurlu.
Bugün binlerce insan, sevdiklerinin gözlerinin içine bakarak gülümseyebiliyorsa; binlerce anne, baba, evlat hayata kaldığı yerden sarılabiliyorsa, bu Tahir Durmaz gibi vizyoner ve koca yürekli hekimlerin sayesindedir.
Tıbbın dehası, gönüllerin hocası Prof. Dr. Tahir Durmaz... Siz sadece damarları açmadınız; umutsuzluğa kapılan ruhların geleceğe olan inancını açtınız.
Bu ülke, bu tıp dünyası ve dokunduğunuz her bir kalp size minnettardır.
İyi ki varsınız, iyi ki kalbimizin ritmi size emanet!
Saygıyla, minnetle ve sonsuz bir hayranlıkla…
