(Modern Çağın Daralan Ruh Eşiği)
Eskiden insanlar daha mı sakindi?
Yoksa hayat daha mı yavaştı?
Belki de mesele tam olarak budur.
Çünkü insan ruhunun da bir işlem kapasitesi vardır.
Ve modern çağ, insan zihnine tarih boyunca hiç olmadığı kadar veri yükledi.
________________________________________
Bugünün insanı sabah uyandığı andan itibaren:
• haber görüyor
• kriz görüyor
• kıyas görüyor
• başarı hikâyeleri görüyor
• tartışma görüyor
• öfke görüyor
Ve bütün bunlar birkaç saat içinde yaşanıyor.
Zihin sürekli tetikte kaldığında ise tahammül eşiği küçülüyor.
________________________________________
Tahammülsüzlük aslında çoğu zaman “öfke” değildir.
Biriken zihinsel taşmanın dışa vurumudur.
Bu yüzden artık insanlar:
• trafikte daha çabuk sinirleniyor
• internette daha hızlı saldırıyor
• ilişkilerde daha çabuk kopuyor
• küçük sorunları büyük kriz gibi yaşıyor
Çünkü ruh sürekli savunma pozisyonunda kalıyor.
________________________________________
Modern çağın en büyük problemlerinden biri de hız bağımlılığıdır.
Her şey hızlandı:
• mesajlar
• videolar
• tüketim
• gündem
• ilişkiler
İnsan zihni ise hâlâ eski biyolojik ritimle çalışıyor.
İşte çatışma burada başlıyor.
Dünya hızlandıkça, insanın iç dengesi yavaş yavaş aşınıyor.
________________________________________
Sosyal medya da insan psikolojisini keskinleştiriyor.
Çünkü insanlar artık yalnızca yaşamıyor;
aynı zamanda sürekli izleniyor hissiyle yaşıyor.
Bu durum kişileri daha savunmacı, daha kırılgan ve daha agresif hâle getiriyor.
Çünkü görünürlük baskısı arttıkça, hata yapma korkusu büyüyor.
________________________________________
Bir başka kırılma noktası ise yalnızlık.
Modern insan kalabalık içinde yalnızlaştıkça,
küçük bir olumsuzluğu bile daha sert hissediyor.
Eskiden insanlar yükü birlikte taşıyordu.
Şimdi herkes kendi zihninin içinde sessiz savaşlar veriyor.
________________________________________
Belki de insanlar kötüleşmedi.
Belki sadece çok yoruldu.
Ve yorulan ruhlar bazen en küçük sese bile sert tepki verir.
Çünkü tahammül dediğimiz şey,
yalnızca karakter değil;
aynı zamanda zihinsel enerji meselesidir.
