"Siyasette hiçbir şey tesadüf değildir.
Bir şeyler oluyorsa, bilin ki haftalar öncesinden loş bir ışık altında, porselen tabakların şıngırtısı ve kadeh sesleri arasında planlanmıştır."
Ankara...
Dışarıdan bakıldığında gri binaların, beton kaplı bulvarların ve kravatlı resmiyetin soğuk kenti.
Oysa bu kentin asfaltının altında köklü bir tarih, yüksek duvarlarının arkasında ise kulislerin en sıcak fısıltıları yatar.
Siyasetin nabzı TBMM’deki süslü kürsülerde, parti genel merkezlerindeki jantı parlayan makam araçlarının gölgesinde atar sanırsınız değil mi?
Yanılıyorsunuz.
Bu kentte kanun maddeleri Meclis’te oylanır; fakat o kanunların kaderi, kaderleri belirleyen ittifaklar ve haritayı değiştiren hamleler çok daha farklı, loş ve kentin gözlerden uzak masalarında yazılır.
Gelin bu hafta, Başkent’in görünmeyen kapılarını aralayalım.
Resmi tutanakların tutulmadığı, garsonların bile "gördüm, duydum ama unutmam gerekir" yeminiyle hizmet ettiği o büyüleyici ve tekinsiz dünyaya adım atalım.
Loş Işıklar, Kapalı Perdeler ve Gizli VIP Salonlar
Gaziosmanpaşa’nın dik yokuşlarında, Çankaya’nın sessiz sokaklarında ya da Balgat’ın siyaset kokan koridorlarında sıralanan bazı mekânlar vardır.
Dışarıdan bakıldığında sıradan bir steakhouse, şık bir balıkçı ya da mütevazı bir kebap salonu gibi görünürler. Ancak içeride, "Özel A Kapısı" ya da "Arka VIP Salon" yazan o ahşap kapıların arkasında tamamen başka bir yerçekimi kuralı işler.
Buradaki masalarda;
• Yan yana gelmesi "asla mümkün değil" denilen liderlerin kurmayları aynı tabağı paylaşır,
• Parti tüzüklerini aşan pazarlıklar tek bir tatlı çatalıyla mühürlenir,
• Yarın kabinede kilerin çizileceği, kimlerin yıldızının parlayacağı bir kadeh suyun sessizliğinde kararlaştırılır.
Burası Yeme-İçme Diplomasisi’nin er meydanıdır.
Masadaki Görünmez Kural: "Giren Söz Çıkar, Çıkan Söz Kalır"
Ankara kulislerini yakından tanıyan her bilge göz bilir ki; bu VIP masalara oturanların unvanları ceketleriyle birlikte askıya asılır.
O masalarda kuvvetler ayrılığı değil, "fısıltı birliği" vardır.
Peki, bu gizli buluşmalar nasıl organize edilir?
Bir kentin kaderini değiştiren yemekte menüde ne vardır?
Cevap basit: Güç.
Garson masaya sızdırmaz bir gizlilikle yaklaşır.
Konuşmalar öyle ince bir frekanstadır ki, yandaki masada oturan biri sadece çatal bıçak sesini duyar.
Bir siyasi kriz mi patlak verdi?
Ekranlarda alev alev kavga eden iki ismin, gecenin 11’inde aynı balıkçının arka odasında tatlı bir tebessümle buğulamayı paylaştığını görseniz şaşkınlıktan donakalırdınız. Çünkü Ankara’da kitlelere hitap eden dil serttir; ama masadaki dil her zaman ipek gibidir.
Tarihe Geçmeyen Ama Tarihi Değiştiren Yemeğin Anatomisi
Bundan yıllar sonra tarih kitapları yazıldığında, "X kanunu kabul edildi" ya da "Y ittifakı kuruldu" denecek. Fakat arşivlerde hiçbir zaman yer almayacak olan şudur:
O ittifakın pazarlığı, karlı bir Ankara gecesinde, Gaziosmanpaşa’daki bir restoranda servis edilen kuzu pirzolanın soğumasına fırsat kalmadan tamamlanmıştı.
Siyasetin gizli yeme-içme diplomasisi, sadece bir karın doyurma ritüeli değildir; bir güç gösterisi, bir psikolojik harp ve en önemlisi bir güven arayışıdır.
Kamera ışıklarının olmadığı, ses kayıt cihazlarının kapsama alanı dışında kaldığı o nadide anlarda, insanlar maskelerini indirir ve gerçek kartlar ortaya saçılır.
Cuma günü Bomba Bir Soruyla Hazır Olun!
Peki, sizce Başkent’te şu an hangi lüks restoranın arka odasında, önümüzdeki dönemin en büyük siyasi sürprizi pişiriliyor?
Hangi masada kim kime neyi söz verdi?
Önümüzdeki Cuma günü Başkent Bülten’de, bu kentin altındaki sırları gün yüzüne çıkarıyoruz.
Ankara’nın altındaki gizli tünelleri, Soğuk Savaş sığınaklarını ve kentin gizemli dehlizlerini konuşacağız.
Ayağınızı bastığınız toprağa dikkat edin... Çünkü altımızda koca bir tarih ve unutulmuş sırlar yatıyor!
