Siber Saldırılar Gelecek

Siber Saldırılar Gelecek

Son bir yıldır İçişleri Bakanlığının yaptığı operasyonlar incelendiğinde siber suçlara yönelik çok sayıda operasyonun yapıldığını ve nerdeyse on binlerce kişinin ya gözaltına alındığını ya da tutuklandığını görmek mümkün.

Türkiye Bilişim sektöründe daha çok yeni olmasına rağmen ve bilgisayar teknolojilerinin 1990 yılında sonra ülkemize ağır ağır geldiği gerçeği göz önüne alındığında akla şu soru gelip takılıyor.

Ülkemizde bu denli siber teknoloji konusunda insan sayısı nasıl arttı.
Yine siber suçlardan gözaltına alınanların yaş durumlarına baktığımızda 18-35 yaş arası bir yoğunluk göze çarpar.

Türkiye’nin hemen her ilinden gelen siber suçlulara yönelik operasyonların olması bilgisayar teknolojilerini kötü amaçlarla kullanıp insanların mağduriyetlerine neden olayları meydana getirenlerin fazlalığı ve ülke sathındaki geniş bir

alana yayılmış olmaları son derece dikkat çeken önemli bir tehlike olarak orta yerde duruyor.

Siber suçlar adeta bir iç güvenlik sorunu olmaya başladı.
Devletin bu alandaki suçlara yönelik kapsamlı ve yoğun olarak harekete geçmesi ülkede büyük bir siber saldırımı olacak sorusunu akla getiriyor.

Ülke içinde meydana gelen Siber saldırılar ile siber suçlara aynı zamanda uluslararası bir boyutta taşıyor.

Başkent Büten olarak öngörümüz 2026 yılının sonlarına doğru önemli bazı siber saldırılar olması büyük bir ihtimaldir.
Türkiye üzerinde sinsi plan ve program yapanlar Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında uygulamaya alacaklarını bu zalim planın ana teması SİBER SALDIRILARIDIR. Bilgisayarları inanılmaz derecede iyi kullanan Hacker adı verilen sanal alem korsanları eliyle ülkemizin tüm BİLİŞİM ALT YAPIMIZI çökertmeye çalışacaklardır. Dış kaynaklı ihanet şebekesinin bilgisayar teknolojilerini çok iyi kullanan bir ekibinin olduğunu biliyoruz. Uzun yıllardır ABD eliyle eğitilen bu bilgisayar mühendisleri ve programcılarının face book twitter gibi uluslararası sosyal medya kuruluşlarında çalıştıkları, güçlü bir iletişim ağına sahip oldukları Devletimiz ve MİT gibi istihbarat örgütlerimiz tarafından bilinmektedir. Algı operasyonlarını çok iyi planlayan emperyalist üst akıllar ve onların tetikçileri internet üzerinden kara propagandaya girişebilirler. Face book ve Twitter kullanan insanlarımız bu konuda duyarlı ve dikkatli olmalılar. NASA adı verilen ABD UZAY KURUMUNDA dahi bu ihanet şebeke hainlerinin olduğu iddiaları gündeme taşınıyor. Elbette hükümetimiz, bu alanda uzman olan kurum ve kuruluşlarımız gerekli önlemleri almaktalar. Bu manada üniversitelerimizin Bilgisayar Mühendisi ve Programcısı yetiştiren bölümlerinden destek alınmalı, bu dalda çok başarılı olan öğrenciler bugünlerden devlete alınarak istihdam edilmelidir. Anadolu’da kendi başlarına bilgisayarla haşır neşir olan ve Hacker diye tanımlanan çok sayıda gencimiz var.
Devlet veya özel sektör yerel medya eliyle bu gençleri tespit ederek istihdam etmeli, bir SİBER ORDUSU kurmalıdır. Günümüz dünyasında ülkeler ve toplumlar saldırılara karşı savunmadan saldırıya geçmek zorundadır. Milletler dünyası savunma anlayışının yenilgiye zemin hazırladığını, dolayısıyla tehditlere ve asimetrik saldırılara karşı savunma stratejisinin etkin mücadele yöntemi olmadığını kabul etmiş durumdadır.
Metroloji uzmanları 2026 yılında kışın ağır şartlarda geçeceğini şimdiden söylemeye başladılar. Ağır kış şartları başta olmak üzere, hayatın tüm alanlarında halkımızın elektrik enerjisine yüklendiğini biliyoruz. Türkiye düşmanı İhanet şebekesinin gündelik hayatta çok önemli bir yeri olan elektrik enerjisine yönelik sabotajları devreye alacağı, bunu yine SİBER SALDIRI metoduyla pratiğe aktaracakları varsayılıyor. Yaşamın en önemli enerjisi olan elektrikte oluşacak kesintiler sadece sosyal hayatı değil ülkemizin tüm ekonomik potansiyelini zarara uğratacaktır. Bilişim sektörü ve elektrik enerjisi ayrılmaz ikildir. Yani biri olmadan diğeri sağlıklı işlemez. Bu bağlamda, Hükümet ve enerjinin üst düzey bürokratları bu iki konuda daha çok hassas olmak zorundadır. Ülkemiz üzerinde sinsi planlama yapanlar Milletle, onu yönetenler arasında oluşan Terörsüz Türkiye Milli Birlik ve Kardeşlik projesinden son derece rahatsızdırlar. Ülkeleri bölmek ve karıştırmak isteyen HALK DÜŞMANI EMPERYALİZİM iç karışıklıklar yaratarak TOPLUMSAL HOŞNUTSUZLUĞU devreye almak isteyeceklerdir. Demokrasi meydanlarını engelleyemeyenler o meydanları elektriksiz bırakarak intikam alacaklardır. Diğer bir tehdit olarak biyolojik saldırılar gündeme taşınabilir. İhanet şebekeleri ülke sağlıyla oynayarak kitleleri panikletme isteyeceklerdir. Emperyalizmin bilimsel laboratuvarlarında ileri düzeyde ölümcül olmayan ama kitlelerin anatomik yapılarında geçici sıkıntılar oluşturan YENİ BAKTERİLER ürettikleri bilinmektedir. Baş dönmesi, kusma zehirlenme şikâyeti ile çok sayıda insanın vücut dengesini ve bağışıklık sistemini çökerten bu tür bakterilerin özellikle SU ve HAVA yoluyla yaygınlaştırılması metodu kullanılabilir. Terör yapılarına yönelik devletin giriştiği yüksek yoğunluklu mücadelede köşeye sıkışan bu yapıların her türlü çılgın ihanetlere girişeceği göz önüne alınmalıdır. Yine TSK’ n Suriye içlerinde yürüttüğü huzur operasyonlarının bu ülke üzerinde çıkar hesabı olan birçok küresel gücün planlarına çomak sokmuştur. Devletin ileri gelenleri Başta Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Savunma, İçişleri ve Dış işleri Bakanları Başbakan illerin valileriyle yapacakları toplantılarda birçok tehlike yanında bu konularda saldırı ihtimallerine dikkat çekmelerinin doğru olacağını düşünüyorum. Bu bağlamda ilin en büyük temsilcileri olan valilerin daha duyarlı olmaları çok önemlidir. Elbette amacım KORKU DUYGUSU yaratmak değil. Sadece olası tehlikelere dikkat çekmek istedim. Çünkü çok net biliyorum: ÜLKE ve MİLLET üzerinde hain planlar yapanlar bu coğrafyayı yönetenleri sürekli sorunlarla meşgul edip, Millet ile yönetim arasında çatlaklar oluşturmak amacındadır.

Author’s Posts

Please fill the required field.
Image