Kitlelerin spora, özellikle futbola duydukları ilgi arttıkça futbol ekonomisi her geçen gün büyüyerek devasa bir konuma geliyor. Büyük bir gösteri ve keyif veren spor dalı olan futbol, günümüz dünyasında en popüler meslek alanlarından biri hâline geliyor. Aileler “Çocuğum ünlü bir futbolcu olsun, hayatımız kurtulsun” anlayışıyla futbol okullarının önünde kuyruklar oluşturuyor.
Özellikle futbol ekonomisinde dönen çılgın paralar, transferler, hoca ücretleri baş döndürüyor. Sadece gelişmiş ülkelerde değil, gelişmekte olan ülkelerde de “futbol” önemli bir gündem oluşturuyor. Bu bağlamda futbol, GLOBAL ve
KÜRESEL bir devinim izliyor. Ülkemizde de futbola duyulan ilgi küçük yaşlarda başlıyor ve ileri düzeyde bir bağımlılık hâline dönüşüyor. Bu futbol bağımlılığı, giderek artan bir holiganizm ve fanatizme zemin hazırlıyor. Ne yazık ki keyif ve zevk veren bu gösteri, başta futbol olmak üzere kitlesel sporlarda acı olaylara, kan dökülmesine ve insanların birbirini acımasızca katletmesine kadar varan sonuçlara yol açabiliyor.
Ünlü bir psikolog, futboldaki şiddet olaylarını ve statlardaki insanı derinden üzen hadiseleri “insanoğlunda var olan enerjinin bir boşalımı” olarak nitelendiriyor. Futbol, insanoğlunda bir deşarj–boşalma üretmektedir.
Gelelim asıl konumuz olan futbol ekonomisindeki kontrolsüz gidişata. Futbolun bir ekonomisi vardır, çünkü futbol kulüplerinin yaşaması paraya bağlıdır. Her kulübün bir gelir trafiği bulunur. Süper Lig’de sahaya çıkan kulüplerin toplam gelirlerinin yüzde 57’si yayın gelirlerinden, yüzde 28’i maç günü gelirlerinden, yüzde 15’i ticari faaliyet ve sponsorluklardan oluşmaktadır. Özellikle ülkemizdeki kulüplerimizin gelir–gider dengesi oldukça bozuk. Hemen hepsi sezonu zarar ile bitiriyor; biriken borçları ise azalmıyor, aksine artıyor.
Futbol ekonomisinin gelir–gider kalemlerine baktığımızda ilginç verilere rastlıyoruz:
A) Maç gelirleri, toplam gelirlerin sadece yüzde 28’ini oluşturuyor.
B) Süper Lig’de 18 kulüpte 495 oyuncu var. Bu oyuncuların yüzde 44’ü, yani 219’u yabancı oyuncudur.
C) PTT 1. Lig’de 18 kulüpte profesyonel 461 oyuncu bulunuyor. Bu ligdeki kulüplerin bonservis değerleri toplamı 178 milyon Euro’ya ulaşıyor.
D) 2. Lig’de 2 grupta toplam 36 kulüpte 1.024 profesyonel futbolcu sahaya çıkıyor.
E) 3. Lig’de 57 kulüpte toplam 1.593 profesyonel oyuncu yer alıyor.
Bu sayısal verilerden yola çıkarak Türkiye’de 129 kulübün kadrosunda 3.540 futbolcu bulunduğu görülüyor. Türkiye’deki profesyonel kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden toplam değeri 1,1 milyar Euro dolayında. Bu değerin yüzde 73’ü ise Süper Lig kulüplerindeki futbolculara ait.
Kısa notlarla yaptığımız değerlendirmede, futbol dünyamızdaki müthiş dengesizlik hemen göze çarpıyor. Bir taraftan yüksek maliyetli, görkemli statlar inşa ediyoruz; ancak maç gelirlerimiz çok düşük seviyede kalıyor.
Son olarak spor kamuoyunu derinden sarsan şike ve bahis suç organizasyonları, başta gençler olmak üzere tüm sporseverleri ve toplumu ciddi şekilde üzmekte. Bahis, şike, maçlarda kişisel operasyonlar; insanların moralini bozarken futbola duyulan sevgi ve güven duygusunu da aşındırıyor.
