Devlet Bahçelinin Mesajları Kime? 2

Devlet Bahçelinin Mesajları Kime? 2

Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge karşıtlarına ise şu tavsiyede bulunuyor Sayın Bahçeli:
‘Türk milleti asla beklemeyecek, bilahare beklenen, özlenen, yolu gözlenen müşfik ve müteyakkız bir kudret olduğunu devamlı surette ispat ve izhar edecektir. Bu kapsamda Türk siyasetçisinin, milli ve manevi değerler kümesinden ayrılmayan Türk aydınının müessir bir dünya kavrayışı olmalı, çağın rotasını tayin etme iddiasıyla mündemiç fikir ve politikalar geliştirmelidir. Tasavvur, tahayyül ve tekliflerimizin ana çerçevesini de, “Nasıl Bir Dünya”, “Nasıl Bir Türkiye”

sorularına verilecek kalıcı ve kader belirleyici cevaplar oluşturmalıdır. Kuru bir taklitçilik yerine özgün, özgüvenli ve öz değerlere bağlı fikir ve politika atılımlarıyla bezenecek müstesna projelerin arayışında olmak, bunları ekonomik, sosyal ve siyasal olayların akışıyla eklemlemek Medeniyet müktesebatımızın bize yüklediği başlıca sorumluluktur.
İnsanlığı zorlu bir gelecek beklemektedir. Bu nedenle gerek milli kaderimiz, gerekse de küresel kaderimiz üzerinde söz ve iddia sahip olmaktan başka diğer tüm seçeneklere kapalı olmak durumundayız.
“Terörsüz Türkiye”, “Terörsüz Bölge” hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız ve fasılasız sahip çıkma Hamlesidir. Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle “Terörsüz Türkiye”, “Terörsüz Bölge” hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir.
Bu açıklamanın ışığında denilebilir ki Devlet Bey Terörsüz Türkiye projesinin ağır işleyişinden son derece rahatsızdır.
Bahçeli aynı zamanda gerek Ak Parti içende gerekse Cumhur ittifakının içindeki bazı partilerin bu projeye köstek olmasından ayak sürmesinden don derece huzursuzdur.
Devlet Beyin bir diğer rahatsızlığının kaynağı ise DEM içinde yuvalanmış, Terörsüz Türkiye çalışmasının kendi siyasi ikbal ve geleceği açısından uygun bulmayan bir grubun provoke eden söylemlerle süreci enfekte etmesinden de son derece kızgındır.
Devlet Beyin konuşmalarına salt manada bu günkü bakış açısından bakmakta yanıltıcı olur.
2028 Yılına gidilecek sürecinde nasıl olabileceği hususunda Bahçeli önemli bir ipucu veriyor:
‘Demokrasimizi, özgürlükleri ve insan hakları politikalarını elbirliği ve işbirliği ile geliştirmenin makul ve mümkün yollarını bulup hayata geçirmek hem zorunlu, hem de önemlidir. Milliyetçiliğin fikir prizmasından baktığımızda demokrasinin, özgürlüklerin ve insan haklarının istismarına fırsat verilmeden, sinsi ve hain emelleri maskelemesine dikkat ve uyanıklık göstererek güçlendirmek kuşkusuz vazifemizdir.
Siyaset kurumunun inisiyatif ve itibar kaybının temel sebeplerinden biri olan, seviyesiz, tutarsız ve günübirlik söylem ve davranışlardan mutlak surette uzak durulmalıdır. Siyasetçinin, siyaset alanını daraltma değil, siyaseti zenginleştirme ve itibar kazandırma gibi esaslı bir işlevinin bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Siyaset alanına ve siyaset etme tarzına dair böyle bir duruş ve kararlılık, hepimizin müşterek sorumluluklarının en başında gelmektedir. Bilinmelidir ki, cumhuriyet ile demokrasi Türk milletinin hangi kökenden, hangi meslekten, hangi mezhepten olursa olsun bütün mensuplarının bir arada kardeşçe yaşamasını temin ve teşvik etmek demokratik rejimin aslî görevidir. Bu sürecin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmek de TBMM’nin temel varlık sebeplerinden birisidir. Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaşmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır. Gerçek duygusal kopuş da aynısıyla böyle doğacaktır.
Çünkü özünü milletimizin ortak değerleri ve özlemlerinin belirlediği “Kamu ruhu ve alanını taşa tutmanın ve tartışmaya açmanın ne demokrasiye ne de ülkemize bir faydası dokunacaktır. Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeğe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir.
Bilinmesini özellikle arzu ederim ki, demokratikleşme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir.
Şimdi yukarıdaki cümleleri kelime kelime irdelediğimizde Bahçelinin önümüzdeki günlerde Türkiye’nin önüne gelecek Yeni ve Farklı Bir Anayasa çalışmasının olacağını anlamak mümkündür.
Devlet Beyin Bu açıklamayı bugünlerden yapmasının diğer bir mesajı ise TBMM çatısı altında kurulan Terörsüz Türkiye komisyonuna yönelik verilen bazı öneri ve öngörülerdir. TBMM Çatısı altında kurulan komisyonun Terörsüz Türkiye mutabakat raporunda birçok konuda uzlaşıldığı asıl tartışmanın umut hakkı etrafında döneceği özellikle CHP in bu konuda sabun siyaseti izleyeceği dillendirilmektedir. Yine Kürtçenin anayasada nasıl bir forma kavuşturulacağı da sorunlu bir durum olarak durmaktadır.
Bu problemlere karşıda Devlet Bey şunu söylüyor; “Terörsüz Türkiye” ile “Terörsüz Bölge” hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır. Edepsizin edepliyi bastırması, haksızın da haklıyı astırması son bulmalıdır.
Lübnan asıllı ressam, şair ve filozof olan Halil Cibran diyor ki: “Başka bir insanın hakikati, onun sana açıkladığı şey değil, açıklayamadığı şeydedir. Bu yüzden onu anlamak istersen söylediğine değil söylemediğine kulak ver. İnsan sustuğu şeyler kadardır ve insan, insanı anlatamadığı yerden anlayabiliyorsa yakındır.” Biz söylenenler kadar söylenmeyen şeylere de kulak veriyoruz. Fakat biz anlayış gösterirken anlaşılmayı da bekliyoruz.
Devlet Beyin söylenmeyenler veya söylenemeyenler ile ne kast ettiği gizemini korurken lafın tamamı ahmak insana söylenir özdeyişi aklıma geliyor.
Bahçeli devamla: ’Gönlü temiz olanın gözü daha iyi görecek, kulağı daha iyi duyacak, ağzından saçılacak kelimeler kutuplaşmayı değil, kucaklaşmayı sağlayacaktır. Milli birlik ve kardeşlik duygumuzu karartmanın ve kaskatı hale sokmanın emelini taşıyanlar tarihin uçuruma yakın yerinde durmaktadır. Söylemi ise Bahçelinin bir yerlere ve birilerine gönderdiği işaret fişeğidir diye düşünmekteyim.’ diyor
Yine çok dikkat çeken bir söylemde ‘Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG’ yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gaflettir, cümlesini sert bir üslupla dillendiriyor.
Devam Edecek

Author’s Posts

Please fill the required field.
Image