Türki Cumhuriyetlerde Neler Oluyor ?

Türki Cumhuriyetlerde Neler Oluyor ?

Orta Asya da yer alan ve Türk kökenli ülkeleri kısaca Türkî Cumhuriyetler diye tanımlıyoruz.
Asırlar önce Orta Asya coğrafyasında kalan bu ırkdaşlarımız Rusya imparatorluğunun dağılmasından sonra kendi öz varlıklarını her türlü zorluğa, baskıya ve zulme rağmen sürdürdüler.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliğinin dağılmasından sonra uzun yıllar kominizim baskısı altında yaşamlarını sürdüren bu insanlarımız teker teker özgürlüklerini ilan ederek bağımsız birer devlet konumuna girdiler.
Genç Türk Cumhuriyeti geçmiş dönemlerde asla bu kardeşlerini unutmadı, onlarla zihin ve gönül bağımı koparmadı.
Orta Asya Türkî Cumhuriyetlerle son yıllarda son derece gelişmiş ve her gün artarak devam eden ekonomik, kültürel ve askeri alanlarda büyük bir işbirliği ve temas sürüyordu.

Son günlerde Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde gözlemlenen ve göze çarpan garip tutumlar var.
Türkiye BM nezdinde Orta Asya Türkî Cumhuriyetlerinin KKTC’yi tanımalarını bekliyorduk.
Nedeni bilinmez bu kardeş topluluklar tam tersini yaptılar.
Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan başta olmak üzere Türkî Cumhuriyetlerinin tamamı Güney Kıbrıs Rum Yönetimini tanıdı.
Tanımakla kalmadılar birde Rum yönetimi altındaki yerlere Büyükelçi atadılar.
Bu ülkeler bir adım daha ileri gidip İbrahim Anlaşmasını imzaladılar
İbrahim Anlaşması önce 5 Türk Cumhuriyeti ABD’de ye gidip başta Trump olmak üzere ABD üst yönetimleriyle görüştü
ABD gezisine gidenler Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan. Trump’la 5+1 toplantısı yaptılar.
Müjdeli(!) haberi Trump verdi. Kazakistan İsrail’le İbrahim Anlaşması’na katıldı. Diğerleri de kabul eder mi? Şu anda bilinmiyor ve hangi sözler verildiği tamamen sır ve tamamen gizli. Ama Türk Cumhuriyetlerindeki bu kırılmalar Türk Devletini hem çok üzdü hem büyük hayal kırıklığı yaşanmasına neden oldu. Özbekistan bu kırgınlığı görerek geçen günlerde Ankara ya bir ziyaret yaptı. Özbek başkan bu toplantıda bir jest yaparak Hatay ilinden bir grup depremzedeyi ülkelerinde ağırlamak talebini yapılan basın toplantısında dillendirdi.
Türkî Cumhuriyetlerde neler5 olduğunu daha iyi anlamak için Anlaşma öncesi ABD in nasıl bir hazırlık yaptığın9ı görelim.
Önce ABD’li şirketler devreye sokuldu. Bu şirketler eliyle Kazakistan’la 17,5 milyar dolarlık 30 yatırım anlaşması imzalandı. Bu yatırımın karşılığında ise İbrahim Anlaşması imzalandı.
İbrahim Antlaşmasının kabulüne ilk ciddi itiraz HAMAS tan geldi.
HAMAS bu itirazında İsrail’in suçlarının aklanacağını ve dünya nezdinde itibar kaybeden ve her geçen gün dünyadaki birçok ülkeden tepki gören İsrailcin Kazakistancın bu hamlesiyle nefes alacağını söyleyerek bu durumun İsrail yaptığı soykırımı dolayla olarak onaylandığını ısrarla belirtti.
HAMAS aynı zamanda diğer Müslüman ülkeleri İbrahim anlaşmalarının içeriğiyle ilgili bir kez daha uyardı.
ABD kamuoyu ise Kazakistan’ın bu tavrını “Düşük maliyetli siyasi zafer.” Olarak yorumladı. Yine İsrail ve Netanyahu’yu destekleyen İsrail gazeteleri ise bu anlaşmayı güçlü bir çıkış büyük bir diplomatik zafer olarak ilan etti.
Dünya ve Türkiye toplumunda ABD ile İsrail’in birlikte hareket edip güç birliği yaptıkları kanaati kemikleşmiş durumdadır.
Bizi yakından ilgilendiren bir başka konu ise NATO un Azerbaycan’a yönelik tavrı. Bakü ilk kez NATO heyetine ev sahipliği yaptı.
Yine Azerbaycan devlet başkanı Aliyev’in Rus silahlarını bırakıp yerine NATO silahları alacaklarını söyleyerek bu görüşüne Türkiye’yi kattı.
Aliyev’ in bu hususta Türkiye ile birlikte çalışacağımı deklere etmesi adet Kafkaslarda yeni bir krizin işaret fişeği olacaktır.
Ermenistan Başbakanı Paşinyan ın “Türkiye ile aramızı KGB bozdu.” Deyip toplumda Rusya düşmanlığını körüklemesi sinsi yapılan bir planın parçaları gibi duruyor.
Şimdi aklımıza gelen soruyu yüksek sesle dillendirelim.
Bütün bu gelişmeler tesadüf mü?
Hemen arkasından kamuoyumuzun gündemine Türk Cumhuriyetleri niye böyle davranıyor? Sorusunu getirelim.
Tabi bu süreçte bizimde yönetim olarak bazı ihmallerimiz söz konusudur
Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin KKTC’yi tanımaları için geçmişten bugüne kadar ne yaptık? Ya da neyi tam yapamadık?
Özellikle ABD, AB baskısıyla Rusya ile Kırım üzerinden hafif bir kırgınlık yaşıyoruz. Türkiye Kırım’ı, Rusya KKTC’yi tanısaydı dış politikada çok önemli aşamalar geçilirdi.
Türk Cumhuriyetleri GKRY’ YE büyükelçi atamaya cesaret edebilir miydi?
Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı kurulsaydı…
Büyük bir güç oluşturulsaydı…
ABD bu kadar rahat davranabilir miydi?
Güney Kafkasya’ya burnunu sokabilir miydi?
Suriye’de “Trump İnisiyatifi” konuşulur muydu?
ABD-İsrail İran’a saldırabilir miydi?
İsrail Gazze’ye rahat hareket edebilir miydi?
Kazakistan İbrahim Anlaşması’na katılabilir miydi?
ABD in devlet destekli dünce kuruluşlarında ABD Rusya, Çin, İran, Türkiye arasına nifak sokmaya yönelik çalışmaların yapılacağının ipuçları veriliyor.
ABD özellikle Çinin en büyük ticari projesi olan Kuşak Yol İnisiyatifi’ni engelleme çabası içinde.
Şimdi Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde meydana gelen bu olağan dışı gelişmelere birde bu cepheden bakmakta yarar var.
Devlet Beyin dillendirdiği TRÇ (Türkiye-Rusya-Çin -)aslında ABD AB in ne yapmak istediğine yönelik verilen bir cevaptır.
Bu arada Fransa Cumhurbaşkanın söylediği“NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti.” Söz bu kurumun işlevinin bittiğinin ilanıdır.
Bugün Orta Asya Devletlerinin tümünde psikolojik bir savaş başladı. Tek dileğimiz bu psikolojik savaşın kanlı bir silahlı çatışmaya dönüşmemesi. Zira dünya böylesi bir çatışmanın altından kalkamaz ve o çok meşhur olan 3.Dünya Savaşı tekrar dünya coğrafyalarını kana bular.
Hiç şüphesiz dünya genelinde oluşacak 3. Dünya savaşı kıyametin kapılarını açacaktır.

Author’s Posts

Please fill the required field.
Image