DOSYA 1: ZAMANIN KİLİDİ
Hamamönü’nün kuytu bir sokağında, güneşin ahşap dokusuna vurduğu, üzerinde pirinçten aslan başlı bir tokmak olan tarihi bir Ankara kapısı.
"Önünden her gün yüzlerce kişi geçiyor ama kimse o fısıltıyı duymuyor.
Bu kapı, Ankara henüz bozkırın ortasında bir 'kasaba huzuru' yaşarken takıldı yerine.
Üzerindeki pirinç tokmak, sadece eve girmek için değil, bir medeniyetin adabına dokunmak içindir.
Bugün o kapı hala kilitli ama hikâyesi dışarıda; dökülen boyaların her bir çatlağında eski bir Ankara ailesinin pazar kahvaltısı, bir bayram telaşı saklı.
Şehre bir de bu kapının deliğinden bakın; asıl Ankara orada başlıyor."
DOSYA 2: SİMİT VE REZONANS
Ulus Meydanı’na karşı, eski bir kahvehane masasında; dumanı tüten ince belli bir çay, yanında dumanı üstünde çıtır bir Ankara simidi ve gazetenin ucu. Arkada puslu bir Ankara Kalesi silüeti.
"Ankara simidi sadece bir yiyecek değildir; o, bu şehrin sabah ayazındaki en sadık yoldaşıdır.
Pekmezle kavrulan o susamın kokusu, Kızılay’dan Ulus’a kadar yürürken size refakat eder.
Yanına ince belli bir bardakta gelen o tavşankanı çay ise, dünyanın tüm krizlerini beş dakikalığına unutturacak kadar güçlü bir terapidir.
Şehirde en büyük lüks, bazen en sade olandır. Bugün bir durun ve o kokunun sizi çocukluğunuza götürmesine izin verin."
DOSYA 3: ŞEHRİN GİZLİ NEFESİ
Etnografya Müzesi’nin dev sütunlarının arasından süzülen akşamüstü ışığı ve müze bahçesinde, ağaçların altında yalnız duran eski bir bank.
"Operanın kalabalığına, Sıhhiye’nin gürültüsüne sadece iki yüz metre mesafedesiniz.
Ama burada kuş seslerinden başka bir şey duymazsınız.
Etnografya’nın o görkemli sütunlarının gölgesinde bir banka oturun ve gözlerinizi kapatın.
Ankara’nın o meşhur bozkır rüzgarı yüzünüze vurduğunda, binlerce yıllık bir mirasın tam kalbinde olduğunuzu hissedeceksiniz.
Navigasyonu kapatın, saatine bakmayı bırakın.
Burası Ankara’nın ruhunu dinlendirdiği o sessiz istasyondur."
DOSYA 4: DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY
Solda 1950’lerin troleybüslü, geniş kaldırımlı Kızılay Meydanı;
Sağda bugünün ışıl ışıl, dinamik Kızılay’ı.
"Binalar yükseldi, araçlar değişti, kuşaklar geçti...
Ama Kızılay Meydanı’nın o bitmek bilmeyen enerjisi hiç solmadı.
1950’de o ağacın altında buluşmak için sözleşen gençlerle, bugün metrosundan çıkan gençler aynı heyecanla yürüyor bu kaldırımlarda.
Ankara değişerek aynı kalan; eskidikçe gençleşen tek şehirdir.
Gelecek burada yazılır, hatıralar burada saklanır."
GÜNÜN SÖZÜ
"Bugün Ankara’nın bir ara sokağında bir esnaf, dükkânının önüne 'İhtiyacı olan çekinmeden alsın' diyerek taze ekmek bıraktı.
Başkentin ruhu binalarda değil, işte bu görünmez gönül köprülerinde saklı. İyilikle kalın."
